Motosikletle Yunanistan’ın incileri Thassos adası ve Halkidiki gezisi

Merhaba,

2017 yılının Haziran ayında motosiklet ile yapmış olduğumuz Yunanistan turunu sizlerle paylaşmak istedim. Daha önce arabam ile defalarca ve 1 kez de ilk motosikletim olan HONDA NC750X üzerinde oğlumla beraber yapmış olduğumuz geziyi bu kez de yeni motosikletim olan HONDA AFRICA TWIN ve eşimle birlikte gerçekleştirdik.

Daha öncedeki yazılarımda da belirttiğim üzere otoban yolculuklarını pek sevmiyorum ve mecbur olmadıkça kullanmamaya çalışıyorum.Dilediğimiz yerde durmak,güzel manzaraları fotoğraflamak,sık sık mola vermek ve hız bağımlısı olmadan keyifle sürmek için bu gezimizde de daha çok devlet yolları veya köy yolları gibi yollardan faydalandık.

Yunanistan’da zaten trafik az ve söz konusu yolların asfalt kalitesi oldukça tatminkar.Yol yüzeyi zımpara gibi olan bu yollarda özellikle yaz aylarında yol tutuş çok iyi.Bu yüzden bir çok motosiklet sevdalısı bizim gibi Yunanistan yollarını arşınlıyor.Hem yeni yerler görüyor,yeni lezzetler tadıyor hem de yurdumuza oranla çok daha güvenle motorsiklet sürebiliyoruz.

Bu düşüncelerle sabah erkenden İstanbul’u terk ederek trafiğe takılmadan Silivri kavşağına kadar otoyoldan sonrasında ise Tekirdağ,Malkara,Keşan yoluyla İpsala sınır kapısına ulaşma hedefi ile yola çıktık.

Yolda Selimpaşa Çakallı’da menemen eşliğinde kahvaltı ettik.Keşan’da da kahve ve benzin molası verdiğimiz sırasında kendi otomobilleri ile bizim gibi Yunanistan’a tatile giden genç Acartürk çifti ile tesadüfen tanıştık. Alper ve Tuba da motosikletçi olup,kısa süre önce motosikletleri çalındığı için bu geziye otomobilleri ile çıkmışlar.Hatta Alper de sigortadan parasını aldıktan sonra Africa Twin almayı düşündüğünü söyleyip bana yeni motorum hakkında merak ettiklerini sordu.Tanışma ve güzel sohbet faslı sonrasında vedalaşarak ve iyi tatiller dileşerek Keşan’da ayrıldık.Saat 9.00 gibi İpsala sınır kapısına ulaşarak işlemlere başladık.Sabah erken geldiğimiz için çok sıra yoktu,zahmetsizce bizim taraftan Yunan tarafına geçtik.

Keramoti’ye kadar gidip oradan Thassos’a Feribot ile geçmek üzere otobandan gazladık.Yaklaşık 2 saatlik bie sürüş ve 40 dakikalık feribotla Thassos adasına ayak bastık.Paradise beach Chyrissi Ammodia köyündeki motelimize doğru yola koyulduk.

Thassos yolları
Maria motel Chyrissa Ammoudia
Panagia köyünde kokoreç,piliç, oğlak,kuzu ve domuz çevirme… seç beğen al

Tabii Mythos olmazsa olmaz….

Adadaki turumuzdan sonra ertesi gün hedefimiz Ege denizine 3 parmak gibi uzanan Halkidiki yarımadalarından ortadaki parmak olan Sithonia.Türkiye’ye yakın olan parmak,ruhban okulları ve manastırlara evsahipliği yapan Athos yarımadasına kadınların girmesi yasak.Selanik tarafındaki ve daha çok uzun kumsal plajlarıyla ve yazlıklarıyla ile ünlü Kassandra ise Selanik’in sayfiyesi.O yüzden doğal güzellikleri ve kıvrımlı yolları yüzünden Sithonia’ya gitmeyi tercih ettik.Tabii ki dağ yollarından.

Feribottan indikten sonra Asprovolta’ya kadar otoyoldan gidip oradan Stavros-Stratoni-Ierissos’a kadar sahil kenarından daha sonrasında ise çam ormanları ile kaplı dağ yollarından aşıp Vourvorou’ya varış.

247 km lik yolun yaklaşık 5 saat göstermesinden herhalde rotamızın nasıl yollardan geçtiğini tahmin edersiniz.Akşam üzeri daha önce de defalarca gittiğimiz ve artık arkadaş olduğumuz Makis’in oteli Hotel Vourvorou’ya varıyoruz ve kendimizi gün batana kadar serin sulara bırakıyoruz.Akşam yemeği muhteşem günbatımı manzarasıyla Paris restaurantta deniz ürünleri ve Yunan mezeleri eşliğinde Ouzo.

Sabahleyin tekrardan Halkidiki yarımadasını kıyıdan dolaşacak keşif turumuza başladık.Yol zaten kıyıyı takip ederk yarımadayı ve birbirinden güzel koyları ve köyleri dolaşarak gidiyor.Burada Sarti yakınlarında dünyaca ünlü Armenistis Camping yer almakta.Ayrıca yerellerin Orange beach adını verdiği güzel bir plaj da mevcut.Bu gün hedefimiz Porto Koufos adında gizli doğal bir liman.Akşamında orada konaklayacağız.

Kısa bir sürüş sonrasında Porto Koufos’a varıp otele yerleşmeden önce yemeğimizi yiyor ve check in yapmayı bekliyoruz.yapar yapmaz denize….

Porto Koufos
Porto Koufos
Porto Koufos
Porto Koufos

Kısa ama yoğun geçen tatilin dönüş kısmına gelmiş bulunuyoruz.Dönüşü daha heyecanlı kılmak için geldiğimizden farklı bir rotadan dönmeye çalışıyoruz.Bu yüzden Nikiti üzerinden dağ yollarına saparak Poligyros ve Arneia üzerinden Stavros’a çıkmayı planladık ve uyguladık.Dağ yollarının ıssızlığı,tertemiz ve serin havası dönüş yolunda olduğumuzu unutturdu.

Stavros’tan otobana çıktığımızda Kavala’da benzin ve ihtiyaç molası vermeye,motorumun ilk bakımın yaptırmaya bir kaç kutu da Kavala kurabiyesi almaya karar verdik.Motoru Honda servise bıraktıktan sonra beklememiz gereken süreyi de birşeyler yiyip içerek geçirdik.

Motorumuzu servisten alıp yola koyulduğumuzda ise İskece yakınlarında otobanda büyük bir sürprizle karşılaştık. Sanki sözleşmiş gibi Yunanistan turuna çıkarken denk geldiğimiz Acartürk çifti arkamızdan bize sellektör yapıyor .Böylelikle tekrar buluştuk hem giderken hem de dönerken birlikte gidip gelmiş olduk.Acartürklerle hala görüşürüz.Alper’de Africa Twin aldı.İki motorlu bir gezi planlamıştık ancak güzel bir sürpriz olarak Acartürk ailesine katılan tatlı kız İnci biraz daha büyüyene kadar bu planı erteledik.

Darısı yeni gezilere.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.